Bedavaya çalışmalı mıyım?

"Should I work for free?"

Article in Joy of Coding, Turkish

March 29, 2019

[4-5 min.]

TL; DR

— HAYIR

Developing software is a business investment not just a cost.”

Domain-Driven Design in PHP by Carlos Buenosvinos, Christian Soronellas, and Keyvan Akbary

Konuya girmeden önce belirteyim ki bu yazı daha çok yeni girişimlerde çalışacak olan kişileri ilgilendiriyor. Stajyer olarak çalışacak olanlar da kendilerinden bir şey bulabilir tabi.

Girişimcilik ekosistemi içinde olmasanız da bir yerlerde “bir projemiz var, ekibimize katılmak ister misin?” sorusuyla karşılaşıyorsunuzdur. “Projemiz şöyle güzel, şöyle yatırımcı potansiyeli var, böyle gelir potansiyeli var” vs vs.

Prototip haline gelmemiş hiçbir iş fikri yatırımcılar ya da potansiyel müşterileri tarafından pek de ilgi görmez. “Fikir güzel” cevabını herkes diyor olabilir. Bu sebeple girişimciler bir an önce bir prototip çıkarmak için uğraşırlar.

Fikir bellidir, yapılacaklar ve neyin nasıl olacağı konuları belirlenmiştir. İş artık bir ekip kurup, fikri elle tutulur bir hale getirmeye kalmıştır. Hemen insan kaynağı arayışı içine girilir.

Bir projenin mali açıdan yönetmesi en sıkıntılı olan kısmı sabit giderlerdir sanırım. Eğer iş fikri bir yazılım ise, sabit giderlerinizi kabaca personel giderleri oluşturur. Bir yatırımcı bulana kadar giderleri ne kadar minimumda tutarsanız, fikri savunabilecek zamanınız da o kadar uzun olur. Bu sebeple iş fikrini elle tutulur hale getirirken ya ekip küçük tutulur ve/veya emeğin karşılığı minimumda tutulmaya çalışılır.

İş fikri sizin ise bir ücret beklentisi içine girmemeniz sizi ilgilendirir tabi. Ama projede çalışacak olan diğer kişiler mevzu bahis olduğunda konu hassas bir noktaya varıyor. Ederinin altında kimse emeğini “satmak” istemez. Bu nedenle de işi yapabilecek yetkin kişilerle çalışmak biraz zorlaşır.

Girişimciler tercihlerini daha az yetkin kişilerden yana kullanarak masrafları kısmaya çalışabilirler. Ya da sıklıkla karşılaştığımız gibi proje ortaklığı teklifiyle gelirler.

Proje ortaklığı, kabaca, iş fikri ürün haline gelip “satıldığında” payınız ölçüsünde karşılığını alacağınız anlamına gelir. Peki satılana kadar olan sürede neler oluyor? Burada üç durum var:

  • Herhalukarda emeğinizin karşılığını almanız.
  • Emeğinizi ederinin altında “satmanız”.
  • Bedava çalışmanız.

Emeğinizin karşılığını alıyorsanız burada pek bir sorun yok. Sorun ederinin altında emeğinizin karşılığını alma durumları. Gerek aylık cüzi bir ücret olsun, gerek sembolik tek seferlik bir ücret olsun, girişimcinin tercih ettiği ama sizi pek korumayan bir durumdur.

Herkesin aylık kişisel belli bir gideri vardır. Kiranız, faturalarınız, diğer ödemeleriniz, yeme-içme vs. Tolere edebileceğiniz miktar kabaca bellidir. Bunun altına düşmeniz sizin için hayati bir sorun teşkil eder. Emeğinizin ederinin altında da olsa size teklif edilen “miktar” bunun altındaysa bu tekliften uzak durmakta fayda var. Sürpriz giderlerinizi de düşündüğünüzde kendinizi korumak adına kafanızda yaklaşık olarak bir miktar olmalı ve pazarlığınızı buna göre yapmanız sizin yararınıza olur.

Bedavaya çalışmak tartışma konusu bile olmamalı. İş fikrine inanıyor ve aileden zenginseniz size kalmış tabi.

Girişimcilerin yazının başındaki alıntıyı unutmaması lazım. İş fikriniz geleceğiniz için bir yatırımdır. İş fikrinize gerçekten inanıyorsanız, gereken masrafı da karşılamalısınız. Elinizi taşın altına koymalı, bir risk alınacaksa da onu sizin almanız sağlıklı bir süreç geçirmeniz için elzemdir.